2 Mart 2017 Perşembe

Arayışlar / Lou Andreas Salome

Nietzsche Ağladığında kitabıyla tanıştım ilk kez Lou Salome ile. O kadar güçlü, kendinden emin bir tarihi kişilikten bahsediliyordu ki mutlaka tanışmalıyım bu yazarla dedim. Arayışlar, yaşadığı gençlik aşkının ardından kendini keşfetmiş, ayakları üstünde duran, aşkın acısından sıyrılmış, çağını aşan bir kadın karakteri ele alıyor. Kısacık kitabı bir solukta okuyup nasıl etkilediğine şaşırıp kalırken edebi cümlelerin tadı ise damağımda kaldı.

Aşk kavramını da çokça sorgulayan kitapta alışageldiğimizden farklı bir ilerleme var. Baş kadın karakter ne istediğini bilen, ayakları yere sağlam basan biri olunca hikayenin nasıl ilerleyeceğini de merak ediyorsunuz. Karşılıklı diyaloglar ve iç konuşamaları ile de neredeyse her cümlede düşündürüp sorgulatıyor.

Farklı, anlamlı, özel ve mutlaka okunması gereken bir eser olduğunu düşünüyorum Arayışlar’ın. Öyle ki yazarın Feniçka adlı kitabını da hemen aldım. Lou Salome’un kendine has kalemini okumayı ben çok sevdim, umarım siz de seversiniz.

Sevgiler

Boyalı Peçe / W. Somerset Maugham

Boyalı Peçe, hakkında övgü dolu sözler okuyup büyük merakla edindiğim bir modern klasikti. Bir noktaya kadar beklentimi karşılamakla birlikte son dönemeçte “keşke” dedirtti.

Aldatan bir kadın hikayesi olarak başlıyor aslında Boyalı Peçe. Sevmeden, ani bir karar ile evlenen Kitty, kocasını hiçbir zaman sevmez. Fırsatını yakalayınca da onu aldatmaktan çekinmez. Aşkı bulduğunu sanan uçarı Kitty’nin kocasını aldattığı ortaya çıkınca gelişen olaylar, gerçek hayat ve insanlara dair çok şey öğretecektir hem karakterlere hem de okuyucuya. Olaylar geliştikçe başladığından farklı bir çizgide ilerleyen kitap, ilginç karakterleri, yansıttığı hisler, olayların akışı ile bence oldukça farklı. Kitabı okurken yaşamı, neden niye deyip sorgularken bir yandan da karakterlerdeki değişimi ve romanın gidişatını büyük bir merakla takip ediyorsunuz. Ortalarda konu akışı hız kesse de son dönemeçte hızlanıyor. Buna rağmen kitaptan beklediğim sonu bulamayıp, keşke sonu daha farklı olsaydı derken buldum kendimi. Yine de oldukça ilginç ele alınmış, okuduğuma memnun olduğum modern klasikler arasında girdi bile.

Bu tarz kitaplar ilginizi çekiyorsa, bir solukta okuyup hayata dair yeni manzaraları seyredebileceğiniz bir modern klasik olan Boyalı Peçe’ye göz atabilirsiniz.

Sevgilerle

Nietzsche Ağladığında / Irvin D. Yalom

Hayatınızda iz bırakan kitapları sayın deseler mutlaka en başlarda yer alacak kitaplardan biri Nietzsche Ağladığında. Oysa o kadar uzun zaman kitaplıkta beklemişti ki beni. Puntolarının küçüklüğü biraz geri itmişti galiba beni –ki bence okumayı hayli zorlaştırıyor- ama o nasıl bir kitaptı öyle! Allak bullak etti beni, şaşırttı, yeni bakış açıları kattı, sersemletti, ters köşe yaptı, baş ağrıları yaşattı ve günlerce etkisinden çıkartamadı.

Bu yazıyı yazarken bile hala kitaptaki diyalogları hatırlayıp düşünüyorum. O kadar çok altı çizili cümlem oluştu ki. Akıcı bir kitap, çok merak uyandırıcı ama hepsinden öte çok dolu, yoğun, bilgiyle bezeli bir kitap. İçinde ne yok ki; felsefe, psikoloji, psikanaliz ve daha nicesi. Hepsi bir arada harmanlandığında ve karakterleriniz de dönemini aşan tarihi kimlikler olunca hem edebiyatın ve bilimin tadına vara vara doygunlukla okuyorsunuz hem de ara ara o dolulukla baş ağrıları içinde hazmetmeyi bekleyerek satırları sindiriyorsunuz. Breuer, Freud, Lou Salome ve Nietzsche! Hepsi bir arada bu kitapta. Her ne kadar kurgu olarak aynı hikayenin içinde bulunsalar da gerçeklik payı içeren kısımlar da var. Zaten yazar kitabın sonundaki bölümde kitaba ve tarihsel olaylara dair bir kısma yer vererek okuyucuyu kafasındaki soru işaretlerine dair bilgilendiriyor.

Konu ne diyorsunuz, Nietzsche Lou Salome’a aşık olmuş ancak istediği karşılığı bulamamış, derin bir ümitsizliğe kapılmıştır. Bunlardan dolayı kendini biraz da olsa sorumlu hisseden Lou Salome dönemin ünlü doktorlarından Breuer’den yardım ister. Bu şekilde bir araya gelen Breuer ve Nietzsche’nin hikayesinde bir süre sonra hasta ve doktor ilişkisi yer değiştirir. Çünkü Breuer’in de bir başka kadına saplantılı denecek hisleri vardır ve o da ümitsizlik içindedir. Kitap özellikle son yetmiş sayfasında adeta yokuştan düşer gibi bir hızla sizi çarparcasına, şaşırtıp ters köşe yapıyor. Üstelik bir kez de değil. Dikkatle ve sindire sindire okunan kitaplardan olduğunu düşünüyorum. Üstelik yıllar içinde tekrar tekrar dönüp okunarak her seferinde yeni bir şeyleri keşfettirecek nitelikte olduğuna inanıyorum.

Okuyup bitirmem bir hayli zamanımı aldı, öyle ki çoğu kez durup düşündüm, dinlendim, sindirdim. Bu kitap için harcanan her dakika fazlasıyla değer, mutlaka ama mutlaka okuyacağınız kitaplar arasında olsun. Bu denli doyurucu ve etkileyici kitap zor bulunur, benden söylemesi.

Sevgilerle

Yıldız Gemisi /Melissa Landers

Uzay konulu bilimkurgu ve hatta distopik içerikli kitapları sever misiniz? Fikriniz ne bilmiyorum ama bu kitaba bayılacaksınız. Genellikle gençlere yönelik kitaplar çıkaran Go Kitap, bu kitapla çok geniş bir kitleye hitap edecek gibi çünkü konunun işlenişi, betimlemeler, kurgu, karakterler, kısacası her şey enfes.

Solara, yetim fakir ve suça bulaşmış. Hayatını yeniden kurmak için yeni bir galaksiye gitmek ister fakat bunun için okuldan tanıyıp hiç sevmediği zengin Doran’ın hizmetlisi olmak durumunda kalır fakat işler öyle karışır ki sonunda kim hizmetli belli değildir. Her şey kördüğüm olur çıkar.

Bir an bile hız kesmiyor kitap, o denli akıcı ve sürükleyici. Kurgusu çok ilgi çekici, her bir detay o kadar ustaca kurulmuş ki gerçekten uzayda seyahat ettiğinizi düşünüyorsunuz. Betimlemeler çok başarılı. Kitapta işlenen aşktan etkilenmemek mümkün değil, ince ince zamana dağılan, duyguların nasıl olgunlaştığını görür haliniz kesinlikle çok inandırıcı. Kitapta sadece esas karakterler değil yan karakterler bile çok ilgi çekici ve gereken değer vererek işlenmiş.

Sanırım kitabı ne kadar beğendiğimi fark etmişsinizdir. Bilimkurgu ve uzay gemisi seyahati meraklıları mutlaka baksın. Üstelik espiri dolu diyaloglara da bayılacaksınız, benden söylemesi:)

Sevgilerle

Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu / Eleanor Coerr

Hiroşima’ya atılan atom bombası ve saçılan radyasyon. Sadako bu radyasyon sonucu lösemi olan on yaşında bir kız çocuğu. Rüzgar gibi koşarken günleri hastane odasında geçmeye başlıyor. Bir gün ise arkadaşı turna kuşlarının mucizesini anlatıyor ona. Bin tane turna kuşu yaparsa origamiden sağlığına kavuşacağını söylüyor. Yapıyor da büyük bir azimle Sadako, altı yüz kırk dört tane. Bin olmuyor ama, olamıyor.

Aslında on yaş ve üzeri olarak geçen bir çocuk kitabı gibi gözükse de belli bir yaş kitlesini aşan, yaşsız kitaplardan biri bana göre. Gerçek bir hikaye üstelik. Adına anıtı, turna kuşu katlama klubü olan, dünyada milyonlarca satmış kitaba sahip gerçek bir olay. Herkes Sadako’nun duygu, azim ve umut dolu hikayesiyle tanışmalı bence. Hem de hangi yaşta olursa olsun. Belki de bitirmeniz yarım saatinizi bile almayacakken etkisi çok uzun sürecek. Üstelik kitabın sonunda tarihi detaylar ve origamiden turna kuşunun yapımı da yer alıyor. Bu bilgilerin de düşünülüp yerleştirilmesi çok anlamlı olmuş.

Sadako, unutulmaz bir hikaye bence. Duygulanıp, etkilenmemek mümkün değil. Mutlaka ama mutlaka okumalısınız, hangi yaşta olursanız olsun…

Sevgiler

Pollyanna / Eleanor H. Porter


Çocukluğumuzun her şeyden bir mutluluk sebebi çıkaran kahramanı Pollyanna’yı kim hatırlamaz ki? Küçüklüğümde severek okuduğum bu kitabı yıllar sonra Büyüklere Masallar serisi ile tam metin olarak tekrar okurken hem anılara daldım, hem de Pollyanna’nın temiz kalbi ve çocuk masumiyeti ile bezendim.

Pollyanna ailesini kaybedince, hayattaki tek yakını olan teyzesinin yanına gönderilir. Sevginin ne olduğunu unutmuş teyzesine ve kasaba halkına her şeyden mutlu olmayı sağlayan “mutluluk oyunu”nu öğreten Pollyanna, fark etmeden o temiz çocuk yüreğiyle herkesin hayatında fark ve anlam katar.


Öncelikle kitabın sert kapaklı bez cildi, baskı kalitesi, kapak tasarımı ile insanı mutlu ettiğini söylemem gerek. Çeviri de çok akıcı, hikayenin kendi de aynı akıcılıkta olunca başlamamla bitirmem bir oldu kitabı. Takip edenleriniz bilir, Arkadya Yayınları Büyüklere Masallar serisini Heidi ve Heidi Büyüyor kitapları ile başlatmıştı (yazısı için tıklayınız) Bu tarz nostaljik, geçmişle şimdiyi bağlayan fikirlere bayılıyorum ben. Bu seriyi sadece çocuk kitabı olarak değil, her yaştan insanın ve hatta ailelerin çocuklarıyla birlikte okuyup paylaşımda bulunabileceği duygusal, umut ve mutluluk dolu kitaplar olarak görmek gerektiğine inanıyorum.


Pollyanna kesinlikle tavsiye edeceğim, her ailenin kitaplığında bulunması gerektiğine inandığım yaşsız kitaplardan. Umarım siz de benim kadar sever, anılarda keyifli bir yolculuk yaparsınız.


Sevgilerle

İpeği İşleyen Kız / Kelli Estes

Çinli gencecik bir kızın ailesiyle birlikte doğup büyüdüğü topraklardan ayrılması istenir bir gün. Ne olduğunu anlayamadan tüm hayatını ve sevdiklerini geride bırakırken, yepyeni bir hayat da Mei’i bekliyor olacaktır. Acı dolu fakat yılmayan bir umudun hikayesi İpeği İşleyen Kız. Üstelik gerçek olaylardan esinlenerek oluşturulmuş bir roman.

Çok akıcı, yalın bir dile sahip kitap çabucak okunan türden. Duygusal yönü çok etkileyici, özellikle kitabın sonunda yazarın notu ve röportajı sayesinde yaşanan olaylar ve kurgunun çıkış noktasıyla ilgili bilgi sahibi oluyorsunuz. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen bunu hiç hissetmiyorsunuz, zira yazarın röportajında da belirttiği ve okurken hissettiğiniz üzere kitap için bir hayli araştırma ve ön hazırlık yapılmış.

Kitap geçmiş ve şimdiki zaman olarak iki farklı öyküde ilerliyor, nihayetinde de birbirine bağlanıyorlar. Bu tarz pek çok kitap olsa da konu itibariyle bir hayli farklı olduğunu düşündüğüm romanın, duygusal ve tarihi kitaplardan hoşlanan okuyuculara hitap edeceğini düşünüyorum.

Sevgilerle